iPhone 3G Türkiye’ye geleli yedi ay oldu. Sıcaklar başlıyor, ilk yaz mevsimini geçireceğiz birlikte. Bilgisayarlar ve diğer pek çok elektronik cihaz gibi iPhone da sevmez aşırı sıcağı ve özelliklerini incelerseniz kendiniz görebilirsiniz, sıcaklığı 35 dereceyi geçen ortamlarda çalışmayabilir diye yazdığını.
Şimdiye değin hiç görmemiş olmanız, aşağıdaki gibi bir uyarıyla karşılaşmayacağınız anlamına gelmiyor; görürseniz bir şekilde soğuttuktan sonra kullanmanız gerekecek. Sıcaklığın gölgede 40 dereceyi geçtiği güney illerimizde bu epey zor olacak; böyle havalarda dizüstü bilgisayarların üzerine yumurta kırsanız pişer örneğin; bakalım, göreceğiz.

Peki bundan sakınmak için neler yapmalı?..
Bir kere beyaz iPhone’lar güneş ışınlarını siyah arkalı olanlara göre daha az emeceğinden avantajlılar ama yine de telefonları açık havada masa üzerinde bırakmamak gerekiyor örneğin.
Aşırı sıcak havalarda telefonun işlemcisini yoracak ve dolayısıyla dış hava sıcaklığına ek olarak cihazı içten de ısıtacak üç boyutlu oyunları, karmaşık işlemler içeren yazılımları uzun süreli kullanmaktan kaçınmak, telefonu güneşe maruz kalan yerlerde park halindeki aracın kapalı gözlerinde dahi bırakmamak, vücudunuzun nemli ve sıcak bölgelerine temas eden yerlerinde taşımamak ve gölgede değilseniz telefon görüşmelerinizi uzun tutmamak gibi önlemler alınabilir.
Kulaklıklarınızı kullanarak telefonu göreceli olarak daha serin bir yerde taşımak da bir çare olabilir. Tüm bunlar sıcaklığı normalin üzerinde seyreden yörelerdeki kullanımla ilgili elbette.
Ayrıca, iPhone yine diğer elektronik cihazlarda olduğu gibi suyu, nemi de sevmiyor. Kulaklık girişinin dibinde ve SIM kart yuvasında nem algılayıcıları var ve bu noktalara su değerse makine kullanılmaz hale gelebiliyor. Aman dikkat!..