Found in Translation: Engin Kurutepe

Ali Riza Esin | 10 Ağustos 2009 | Kategori: Söyleşi

iPhone kullanıyor olsak da, Engin Kurutepe ismini bilenlerimiz az olabilir. Alman(y)a’dan tercüme etmeye çalışacağız kendisini. Kurutepe, Google Translate sistemini iPhone’a taşıyan ilk yazılımcılardan. Hatta Türkçe söz konusu olduğunda, ilk olanı demek daha doğru; kendisinden önce Google’ın çok dilli tercüme hizmetinin altyapısındaki Türkçe’yi kullanan “Native” bir iPhone yazılımı yoktu. Translate’in jenerik ismiyle doğrudan kendini anlatan ender yazılımlardan biri olması da zaten kullanıcılara bu anlamda doğru fikri verebiliyor. Türkçe seçeneği iPhone çeviri yazılımlarına Translate’den daha sonra eklendi.

Engin KurutepeEngin Kurutepe, Almanya’da, Berlin’de yaşayan bir Türk. Şu anda üniversitede doktora yapıyor. Bu ana meşguliyetinin yanısıra, Türkçe ismiyle “Tercüme” yazılımını da geliştirmeye devam ediyor.

Kendisiyle, internet olanaklarından faydalanarak bir söyleşi gerçekleştirdik; bunun merakla ve keyifle okunabilecek bir yazı olmasını diliyor ve iFonfan’da bir ilk olması nedeniyle bizi de oldukça heyecanlandıran söyleşimizi sunmaktan mutluluk duyuyoruz. iFonfan, iPhone yazılım geliştiricileriyle yapacağı söyleşilerine devam edecek. Böylelikle hem her gün kullandığımız bazı yazılımların arkasındaki insan faktörüne olabildiğince dikkat çekmiş, hem de kendilerinden yazılımlarıyla ilgili, o yazılımların nasıl hazırlandığıyla ilgili ilk elden bilgiler edinme şansına sahip olacağız.

* * *

- Nerede yaşıyorsunuz? Okul ve iş hayatınızdan, özel zevk ve uğraşılarınızdan bahseder misiniz?

İki buçuk yıldır Berlin’de yaşıyorum. Teknik üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışırken bir yandan da doktora tezim ile uğraşıyorum.

En büyük hobim fotoğrafçılık. İşim gereği sıklıkla seyahat etmem gerektiği için genelde gittiğim yerlerde bulduğum boş zamanlarda fotoğraf çekiyorum. Turistik saray, heykel, manzara resimlerindense, daha çok sokaktaki insanları gündelik hallerinde yakalamayı seviyorum.

Onun dışında diğer bir hobim su sporları. İstanbul’dayken de uzun yıllar kürek sporuyla uğraşmıştım ve burada da üniversitenin takımında devam ediyordum. Ancak yakın zamanda bir ameliyat geçirdiğim için ne yazık ki bir süre aktif olarak spor yapmam yasaklandı. Diğer bir ilgi alanım ise Müzik. İki arkadaşımla birlikte kurduğumuz akustik bir grupta gitar çalıyorum. Çok amatör olarak yaklaşıyoruz, ilk hedefimiz bu yaz Berlin sokaklarında çalıp topladığımız parayı bir hayır kurumuna bağışlamak.

- App Store’daki yazılımınızı nasıl tanımlarsınız? Kullanıcılara hangi çözümü sunuyor?

TranslateŞu anda App Store’daki tek yazılımım Translate (Editör notu: Söyleşinin yapıldığı an itibarıyla ifade edilmiştir; Translate’in yeni ve ücretsiz Lite sürümü de kısa bir süre önce piyasaya çıkmıştır).

Programın amacı, kullanıcıların Google tercüme hizmetlerine kolay ve hızlı bir şekilde erişmesini sağlamak. Safari’yi açıp, internet sayfasına gidip orada çeviri yapmaya göre avantajı ise, yapılmış bütün tercümeleri kelime defterinde saklaması ve kullanıcıların bu kelime defterinde arama yapmasına izin vermesi. Bunun en büyük faydası internet erişimini azaltarak hem pil ömrünü uzatması, hem de duruma göre data bağlantısı masraflarını kısması.

Translate Ekranı Translate Ekranı
Translate Ekranı Translate Ekranı

- iPhone için yazılım hazırlama fikri nasıl doğdu? Başlangıç noktanız, iPhone yazılımı hazırlamak konusundaki motivasyonunuz neydi?

iPhone SDK ilk çıktığı zamanlar bir iş seyahati için Fransa’daydım. Fransızca da hiç anlamam; orada bol seyahat eden insanlar için böyle bir tercüme programı yazmak geldi aklıma. Berlin’e döner dönmez ilk iş olarak hemen bir iPhone aldım ve SDK’yı öğrenmeye başladım.

- Mac’lerle nasıl tanıştınız? Nasıl bir Mac kullanıyorsunuz?

Mac’lerle ilk olarak Intel tabanlı MacBook’lar çıktığında tanışmıştım. Zaten uzun yıllardır gıpta ile bakıyordum ama hem fiyatları açısından hem de apayrı bir sistem olmaları nedeniyle çekiniyordum. İlk Intel MacBook’lar çıktığında ise fiyatlar düştüğü için kendi kendimi Mac OS X’i sevmezsem BootCamp’le Windows kurarım diye kandırıp hemen bir tane edindim. O zamandan beri çok memnunum ve kesinlikle Windows’a geri dönmeyi hayal bile etmiyorum.

Şu anda kişisel olarak üç yıl önce aldığım MacBook’u kullanıyorum. İş yerinde ise önümde bir MacBook Pro (2008 başı, eski kasa) var. Bir ara Hackintosh sistemlerle de uğraştım ancak en son Hackintosh’umu geçen hafta sattım.

- iPhone’u nasıl buluyorsunuz? Sürekli kullanıyor musunuz?

iPhone süper bir cihaz. Sürekli cebimde ve gündelik işlerim için sadece onu kullanıyorum.

- Favori yazılımlarınız hangileri? Bunlar hayatınızı nasıl etkiliyor?

Tek tek favori yazılımlarımı saymaktansa, benim için iPhone’un en önemli özelliğinin her yerde, sürekli ve sınırsız 3G internet bağlantısı sağlaması olduğunu söyleyebilirim. Bu kesinlikle insanın cep telefonuna bakış açısını değiştiren bir şey ve benim gözümde uzun vadede cep telefonu piyasasını da kökünden değiştirecek bir gelişme. Maps, Mail ve Safari gibi standart Apple programları dışında en sık kullandığım programlar NetNewsWire, Translate ve Trip Planner (Berlin’de toplu ulaşım, aktarmalar vs. bilgileri sağlayan bir programdır.) Facebook ve ebay’i de unutmamak lazım tabi.

- iPhone’da oyun oynayıp oynamadığınızı sorsak?

Aslında pek oyun oynadığımı söyleyemem ama Subway (eskiden Sokaban diye, kutucukları ittirip yerlerine yerleştirmeye çalıştığınız bir mantık oyunu vardı. Onun metro trenlerini hareket ettirdiğiniz bir benzeri) ve Stone Loops Jurassic oynuyorum. Stone Loops insanı kendisine çok iyi bağlıyor. Her şey o kadar iyi yapılmış ki, yazılımı hazırlayan takıma hayran kalmamak elde değil.

- iPhone’u üzerine yazılım geliştirilen bir platform olarak nasıl tanımlarsınız? Geliştiricilere ne gibi fırsatlar sunuyor?

iPhone için yazılım geliştirmek, neredeyse masaüstü bir bilgisayara yazılım geliştirmek gibi. Tabi ki kodunuzu yazarken donanımına, RAM ve işlemci kısıtlamalarına daha çok dikkat etmeniz gerekiyor ama onun dışında iPhone SDK çok kuvvetli ve geliştiriciye neredeyse sınırsız imkânlar sunan bir sistem. Şu andaki multi-tasking kısıtlamaları da eminim önümüzdeki yıllarda daha hızlı ve daha fazla RAM’li iPhone’lar çıktıkça kaldırılacak.

Onun dışında kodunuzun çalışacağı bütün aygıtlar, donanım olarak birbirlerinden çok az farklı oldukları için, yazılım geliştirmeyi de oldukça kolaylaştırıyorlar. Bunun tersi bir durum için en güzel örnek şu: Misal, Nokia için Symbian’a yazılım geliştiriyorsanız, onlarca farklı ekran çözünürlüğünü desteklemeniz, arabiriminizi hepsinde test etmeniz vs. vs. gerekli. iPhone’da bu yok.

Tabi iTunes ve App Store sisteminin de etkisini unutmamak lazım. Başka çoğu platformda yazılım geliştiricileri kendi ayakları üzerinde durarak ürünlerini son kullanıcıya pek pazarlayamazlar. App Store sistemi, her ne kadar ağır aksak çalışan bir çok yönü de olsa, geliştiricilere bağımsız olma imkânını sağladığı için bence çok önemli bir gelişme.

- iPhone yazılımı hazırlamaya başladığınızda programlama platformuyla ilgili nasıl deneyimler yaşadınız? Zorluk çektiniz mi?

İlk başta Objective-C diline alışmak biraz zamanımı aldı ama dilin mantığını kavradıktan sonra pek bir zorluk çektiğimi söyleyemem. Hem Objective-C çok makul ve mantıklı bir dil, hem de Apple’ın SDK dokümantasyonu çok kapsamlı. Son çare olarak forumlarda mutlaka sizin takıldığınız sorunlara takılmış başkalarını bulmak mümkün.

- Yazılımınızı hazırlarken başkasından destek aldınız mı?

Henüz almadım ama kafamdaki yeni projeler için özellikle grafik konusunda desteğe ihtiyacım olacak.

- Yazılımınız App Store’a doğrudan kabul edildi mi? Hemen kabul edilmediyse red gerekçeleri ne oldu?

Herhangi bir sorun yaşamadım. Sağolsunlar benim için bir Bug bile buldular. :)

- Yazılımınız piyasaya çıktığı ilk günler aldığınız tepkiler nasıl oldu? Hemen rağbet gördü mü yoksa üzerinden biraz zaman geçmesi mi gerekti?

Oldukça karışık tepkiler aldım. Özellikle Türk iPhone kullanıcılarından çok olumlu, cesaret verici tepkiler aldım. Öte yandan çok sayıda kullanıcı da Google’ın tercümelerinden memnun kalmadıkları için Translate’e çok kötü tepki verdiler. Tabi ki, Google Translate ya da genel olarak bütün otomatik tercüme sistemleri yeterince iyi değil. Henüz bir insanın yapabileceği çeviri ile karşılaştırılamaz bile. Daha kat etmeleri gereken çok yol var; ancak bu tercüme hatalarının Translate’e mal edilmesi açıkçası biraz insanın şevkini kırabiliyor. Keşke elimden bir şey gelse de Google’ın tercümelerini daha iyi bir hale getirebilsem.

- Yazılımınızın istatistiklerini takip eder misiniz? Ediyorsanız bunu nasıl yapmayı tercih ediyorsunuz?

Aslında çok yakından takip etmiyordum ama bugünlerde AppViz diye bir program keşfettim. Bütün iPhone yazılım geliştiricilerine çok tavsiye ederim. Otomatik olarak Download rakamlarını ve Review’ları indirip size grafikler halinde sunuyor.

- Yazılımınızla ilgili web siteniz üzerinden kullanıcılarla bir iletişiminiz var mı? Varsa bunlar arasından ilginç olarak tanımlayabileceğiniz deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

translate.kurutepe.com adresinde Translate’in bir blogu var. Kullanıcılarla iletişim anlamında bu platformu kullanıyorum. Onun dışında Review’leri okuyorum ve elimden geldiğince her yeni versiyonda oradan aldığım isteklere cevap vermeye çalışıyorum. İlginç bir deneyim olarak, yukarıda da belirttiğim gibi tercüme hatalarının vebalinin boynuma kalması var. Alman bir kullanıcı Almanca “Naaber?” anlamına gelen bir cümleyi İngilizceye çevirmek istemiş ve Google’ın geri döndürdüğü tercüme İngilizce bile değilmiş. Bu durumda kullanıcı da hatayı Google’da değil bende bulmuş ve “Programcı dil seçimlerini Google’a iletmekten aciz.” mealinde bir Review yazmış. Bunu okuyunca ilk başta ben de bu kadar bariz bir Bug’ı nasıl farketmem diye kendime kızdım ancak http://translate.google.com adresine aynı cümleyi Almanca yazıp İngilizce karşılık istediğimde gördüm ki, gelen tercüme gerçekten İngilizce değil. Keşke Review’lara karşılık vermenin bir yöntemi olsa diye istiyor insan böyle durumlarda.

- App Store’da mevcut yazılımınızla ilgili güncelleme çalışmalarınız veya planlarınız var mı? Yakın gelecekte yazılımınızda nasıl değişiklikler görebiliriz?

Şu ana kadar Translate ücretsiz bir yazılımdı ve reklamlar üzerinden, en azından aylık telefon parasını karşılamaya çalışıyordu. Ancak son birkaç ay içinde reklam gelirleri, kullanıcı sayısı ve genel kullanım azalmasa da, bıçakla kesilmiş gibi durdu. Reklamların yazılım geliştiricisine yeterli getiri sağlamaması haricinde daha da önemli bir açmazı, son kullanıcıya hiçbir fayda sağlamamaları. Hatta özellikle yurtdışında internet bağlantısını gereksiz kullanıp ek maddi yük getirmeleri. Bu yüzden Translate’in bu hafta başında çıkan ve iPhone OS 3.0 gerektiren yeni versiyonunda reklamları tamamen kaldırdım. İlk bir hafta boyunca mevcut kullanıcıların ücretsiz Update yapmasını sağlamak için halen bedava. Önümüzdeki haftadan itibaren Translate’i ancak küçük bir ücret karşılığında indirmek mümkün olacak. Şahsen biraz gönülsüz olarak atmak istediğim bir adımdı bu ama yine de makul ve adil olduğunu düşünüyorum. Çünkü yeni versiyondaki Copy-Paste desteği ve kullanıcıların arama yapabildikleri “Kelime Defteri” oldukça faydalı ve işleri kolaylaştıran özellikler. Umarım 0,99 Cent vermek kimseye çok ters gelmez. Buna ek olarak tabi ki reklam destekli ve Database büyüklüğünün kısıtlı olduğu ücretsiz bir demo versiyonu da gelecek.

Daha uzun vadede ise Translate’de çok büyük değişiklikler olacak ama henüz bunlardan bahsetmek için erken.

- Bugünlerde başka iPhone yazılımı üzerinde çalışıyor musunuz? Varsa hangi aşamadalar?

Şu anda bitmeye çok yakın bir mesajlaşma programı üzerinde çalışıyorum. Apple’ın Push sistemini kullanarak program açık olmasa da gelen mesajlardan kullanıcıyı haberdar etmek dışında, benim daha önce başka hiçbir mesajlaşma programında görmediğim özellikleri var. Bir an önce bitirip kullanıcıların beğenisine sunmayı umuyorum. Gelişmelerden haberdar olmak için www.qoomtha.com adresine gidip e-posta listesine adresinizi ekleyebilirsiniz.

- Gelecek için iPhone yazılımları anlamında başka planlarınız var mı?

Çoğu bana saçma sapan gelse de, kafamda bazı fikirler var. Ancak şu anda normal günlük işimden arta kalan zamanda bir hobi olarak bu işi götürdüğüm için ne hızla gerçekleştirebilirim, henüz bilmiyorum. Önceliğim doktorayı bitirmek. Doktora bittikten sonra gönlümde yatan aslanı sorarsanız, iPhone yazılımları üzerine bir iş kurmak ve geçimimi öyle sağlamak diyebilirim. Bakalım zaman ne gösterecek…

* * *

Söyleşi için Engin Kurutepe’ye teşekkür ediyoruz. Translate yazılımını buraya tıklayarak (iTunes bağlantısıdır.) indirebilirsiniz.

Yanında iyi gider

Yorum yazın