Budur: syPhone

Admin | 14 Eylül 2009 | Kategori: Favoriler

syPhone“Less is more.”* sözü, söylediğiyle dalga geçermiş gibi gelen bir isme sahip bir mimarın, Mimar Ludwig Miles van der Rohe’un ünlü bir mottosudur. Minimalizmi anlatan bir sözdür. Sadeliği, yalınlığı ifade eder; sanıldığı gibi tamamen çıplak bir odaya konmuş basit bir sandalye sahnesi değildir minimalizm.

Minimalizme göz kırpan bazı örnekleri, Apple marka ürünleri kullananlar bilir. Komplike bir “şey” bile istenirse sade ve basit tasarlanabilir. İşin bu yönünü başka bir söz belki daha iyi açıklayabilir; Einstein’ın “Simple, but not simplest.”** sözü. Estetik bir yana, insana tepeden bakan değil, insana yakın “şeyler”dir böylesi ürünler. Bunu başarabilenler, tasarım ustaları olarak anılırlar. Jonathan Ive böyle biridir örneğin.

Apple markasını taşıyan ürünlerin, kısaca Mac dediğimiz Macintosh’ların genellikle yine her disiplinden tasarımcılar tarafından özellikle kullanıldığı düşünülür. Bu çoğunlukla böyle olsa da, iPod gibi, iPhone gibi ürünler sayesinde artık insanlar Mac’lerin sıradan kullanıcıya daha yakın duruşunu selamlayabiliyor, daha önce farketmedikleri güzelliklerin ve konforların farkına varabiliyorlar. Bu hem donanım, hem de yazılım tarafında böyle.

iPhone sayesinde Apple markasıyla tanışanların haricinde, bu markayla uzun geçmişi olan, isimleri “Mac”le birlikte anılan, meslekleri nedeniyle uzunca bir süredir bizim minimalizm dediğimiz şeyle hemhâl olmuş kişiler var. Dikkatle bakarsanız, yaptıkları işlerden çıkarabilirsiniz onları. Elbette böylesi kişilerin başarılarını tamamen bir marka ile olan ilişkilerine bağlamak mümkün değil; işlerinde kullandıkları bir araçtan bahsediyoruz nihayetinde. Ama gelin görün ki, tesadüfle açıklanamayacak bir gerçek de olduğu yerden gülümseyip duruyor bizlere. Estetik yönü güçlü, onca ıvır zıvırı kayba uğratmadan paketleyebilen, karşısındakini ve yaptığı işi önemseyen ve işi eziyete değil, büyük bir keyfe dönüştüren, eğlenceli insanlar bunlar. Yaptıkları şeyler, çıkardıkları işler de bunları düşündürebiliyor haliyle bizlere.

Selçuk Yılmaz, “Mac Camiası”nın yakından tanıdığı bir isim. Valensas Teknoloji’nin katkısıyla vücut bulan syPhone isimli iPhone yazılımından, bir Selçuk Yılmaz yazılımından bahsetmeye çalışacağız. Aslında başladık bile!..

iPhone yazılımı denince Eğlence ve Oyun başlıkları başı çekiyor ve kullanıcılar bunlara harcıyorlar paralarını çoğunlukla. Ancak çok basit bir fikirden yola çıkılarak, kullanıcıların günlük ihtiyaçları düşünülerek hazırlanmış ve hayatı kolaylaştıran şeyler de var App Store’daki 75.000′i aşkın yazılım arasında. Bu yazılım da bunlardan biri; bizce tasarımcı – yazılımcı uyumunun iyi bir örneği olarak öne çıkmayı hak ediyor.

syPhone Ekranı syPhone Ekranı

syPhone, “hepsi bir arada” yazılımlardan. Tek bir ekranda hızlı arama, yapılacak işler listesi, RSS okuyucusu, e-posta editörü, yerel saat, tarih ve yer bilgisi, hava durumu ve arama özelliklerini barındırıyor.

Keşke Türkçe seçeneği de olsaydı ama arayüz İngilizce. Ancak yazılımda geçen terimler hemen herkesin anlayabileceği türden. Sadece Türkiye değil, dünya pazarı hedeflenerek hazırlanmış bir yazılım olduğu hem bundan, hem de her yerde iş yapabilecek evrensel konseptinden anlaşılabiliyor. Bire bir benzeri yok aslında; iPhone için hazırlanmış hepsi bir arada yazılım örnekleriyle daha önce karşılaşmış olsak da, en yakın benzerinden daha fazla ve işe yarar özellik barındırması nedeniyle farklı bir kategori oluşturan bir ilk olduğu ve bunu parlak bir fikirden yola çıkarak başardığı söylenebilir.

Gelelim syPhone’un neler yaptığına…

Hızlı arama fonksiyonu, telefon rehberinizdeki kişilerden en fazla 12’sini seçerek resimlerini birer simge şeklinde ekranın en altına dizmenizi sağlıyor. Resmine dokunduğunuz kişiyi arayabiliyorsunuz.

Arama özelliği, iPhone’daki “spotlight” aramasından farklı olarak numarasını kısmen hatırladığınız kontaklarınızı tarayabilmenizi de sağlıyor. Örneğin, “532″ yazarsanız arama alanına, içinde 532 rakamı geçen tüm numaraları bir arada listeletmiş olabiliyorsunuz.

syPhone’da bulunan üst sekmelerden biri bir e-posta düzenleyicisine ulaştırıyor sizi. Ekranı dikey veya yatay kullanarak mesaj yazabiliyorsunuz ve göndermeyi ertelemek isterseniz yazdığınız mesajı kaydedebiliyorsunuz.

RSS okuyucusuna takip etmek istediğiniz web sitelerinin, blogların “RSS adreslerini” ekleyebiliyorsunuz. Eklediğiniz sitelerin başlıkları bir liste oluşturuyor ve listeden yaptığınız seçimin yazı başlıklarını ve özet metinlerini aynı ekrandan okuyabiliyorsunuz.

Derli toplu bir tarih kutusunun yanındaki saat, hemen altında bulunduğunuz yerin ismini taşıyor. Bunu iPhone’un yer belirleme sisteminden aldığı veriyle yaptığını anlıyoruz. Program açıkken yukarıda da saat var, burada da bulunmasına gerek var mı diye düşünülebilir ancak bu bir tasarım tercihi ve en üstteki iPhone bilgi çubuğunun gizlenmemiş olması, yazılım çalışırken orada bulunan verilerden de faydalanmamızı sağladığından yerinde olmuş.

Hava durumunu görüntüleyen kutucuk da aynı konum bilgisini kullanıyor. Fahrenheit veya Celcius cinsinden ayarlanabiliyor ısı bilgisi.

Yazılımın ayarlarına iPhone’un Ayarlar menüsünden veya yazılım içindeki başka bir bölümden değil, ayar gerektiren şeyin üstüne basarak ulaşabiliyorsunuz. Arkaplana ait rengi veya dokuyu kendi zevkinize özel düzenleyebilme seçeneği de unutulmamış. syPhone açıkken iPhone’u yan çevirin, Voila!..

syPhone Özelleştirme

Telefonu yan çevirince özelleştirme kontrollerinin belirmesi ve ekranın en altındaki yazılım isminin info paneli şeklinde kullanılması ilginç ve sevimli buluşlar. Aynı ekranda birçok işi bir arada görebildiğiniz gibi, ekranlar arasında dolaşma ihtiyacı da en aza indirilmiş.

Yazımızın başında bahsettiklerimizi bu yazılım özelinde açacak olursak, –bazı başka başarılı örnekleri de göz ardı etmeden– nihayet yaptığı iş kadar nasıl yaptığını da önemseyen bir –yerli– iPhone yazılımımız oldu diyebiliriz. Beğendiğimiz neredeyse tüm iPhone yazılımlarının, daha iPhone’un ismi bile ortada yokken daha önce bir şekilde Apple’la haşır neşir olmuş kişilerin elinden çıkmış olması yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle bizi şaşırtmıyor. Diğer yazılımcı ve tasarımcılarımız açısından da bu durum oldukça ümit verici çünkü onlar da artık Apple konseptiyle yüz yüze ve iç içeler; gün geçtikçe daha başarılı örneklerle karşılaşmaya devam ediyoruz.

Tüm özellikleri bir yana, syPhone’un en önemli özelliği tüm bunları şık bir biçimde sunması diyebiliriz rahatlıkla ve alışmanıza bağlı olarak harcamaktan pişman olmayacağınız bir edere satıldığını söyleyebiliriz şu anda. Olumsuz denebilecek tek yanı, aynı işi yapan diğer yazılımlarla ilişkinizi yeniden gözden geçirmenizi sağlayabilecek olması; yani eski yazılımlarınızdan bazılarına veda etmek zorunda kalabilirsiniz. Bu yazılım bolluğu ve bu iPhone ekran alanı kıtlığında buna hayır demek zor olabilir elbette. ;)

syPhone yazılımını buraya tıklayarak indirebilirsiniz (iTunes bağlantısıdır).

Kategori: Yaşam
Sahibi: Selçuk Yılmaz
Çıkış Tarihi: 20 Temmuz 2009
Dosya Boyutu: 1.8 MB

 

* Less is more: Az –aslında– çoktur.
** Simple, but not simplest: Basit ama olabildiğince basit.

Yanında iyi gider

3 yorum
Yorum yazın »

  1. lütfen bu güzel bilgilendirmelerinizden bizleri mahrum bırakmayın,
    en son yazınızla bu yazınız arasında 1 aydan daha fazla ara oluşmuş,
    böyle de olunca ister istemez siteyi takip etmekten vaz geçiyor insanlar
    tam ben de rss çubuğundan siteyi kaldırmayı planlarken bu yazınızla karşılaştım.
    Eğer bu durumu değerlendirirseniz sevinirim.
    saygılarımla

  2. eagle2002 ye katılıyorum… lütfen bizi applicationlar hakkında bol bol bilgilendirin… saygılar…

  3. Herkese katılıyorum :) . Hergün yeni yazı yazan siz ayda bir yazmaya başladınız.

Yorum yazın