Bana İkonunu Söyle…

Ali Riza Esin | 06 Mayıs 2009 | Kategori: Yazılım Geliştirme

Gün geçmiyor ki, iPhone için yeni bir yazılım çıkmasın; her gün yüzlercesi birden çıkıyor. Takibi ve aralarından gerçekten iyi olanları seçmesi zor; eğer belirli dayanak noktalarınız yoksa.

Bunlardan en önemlisi ve yüzümü hiç kara çıkarmayanı, yazılımın ikonu. Apple’ın ve diğer web sitelerinin ilk yüz listelerini hariç tutmak isterseniz, 40.000 yazılım arasından nasıl bulursunuz aradığınızı? Önce kelime araması yapıp bir kuyu kazarsınız kendinize ve içindekleri gözle taramaya başlarsınız. İkonlarını görürsünüz en başta.

Başka bir bildiğiniz yoksa, “Bir yazılımın ikonu iyi tasarlanmışsa, genellikle kendisi de iyi çıkar” kuralına güvenebilirsiniz. İyi veya kötü bir uygulama ikonu, bir iPhone program simgesi gördüğünüzde, “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim”, “Görünen köy kılavuz istemez”, “Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur” ve “Anasına bak, kızını al” gibi dış görünümü öne çıkaran sözleri kanıtlayan bir durum oluşuyor öncelikle. İlk anda belirli bir fikir oluşturmuş oluyorsunuz kafanızda.

wolfgangs vault wine enthusiast guide itabu accuweather celeste
yapikredi tweetie boxnet findme bakelite

Müşteri hizmetleri, iletişim ve yönetim becerileri eğitimlerinde bahsedilen ünlü iki başlık vardır. Bunların birincisi “First Impression”dır. Bu başlık altında ilk izlenimin önemini anlatırlar; bir şeyi ilk gördüğünüzde edindiğiniz izlenime vurgu yaparak. “Kişinin kafasında oluşan ilk resim, ilk izlenim bir daha kolay kolay değiştirilemez, değiştirmesi zaman alır ve size maliyeti daha yüksek olur” derler. “O halde” diye eklerler, “müşterimizin –ki mutlaka satış yapıyor, hizmet sunuyor olmanız gerekmiyordur; iletişim halinde bulunduğunuz herhangi bir kişi sizin müşterinizdir kavramsal olarak– karşısına her zaman çıkacağımız pozisyona göre ilk kez çıktığımız an daha önemlidir”.

İkincisi ise, kolayca hatırlanabilmesi için tahtaya “KISS” şeklinde yazdıkları “Keep it short and simple” kısaltmasıdır. Bir “doğru iletişim” kuralıdır bu. Karşınızdakiyle, karşınızdakilerle doğru ve etkin iletişmek istiyorsanız “söyleyeceğinizi kısa ve basit tutun” derler öz Türkçesi.

iPhone yazılımlarının ikonları, aynı zamanda vitrinleridir; kimliğini neredeyse bire bir yansıtan kartvizitleridir. Aynen bir logo tasarımında olduğu gibi basit ve içerdiği kavramı doğru temsil eden, hakkında fikir verebilen görselliği yakalayabilmiş olanlarını başarılı sayabilir miyiz o halde?.. Sayabiliriz.

En azından ilk sınavlarını başarıyla vermiş olacaklardır, istek ve merak uyandırarak. Gerisi zaten arkasını ne kadar doldurduğuna bağlı ama “arkası ne kadar iyi olursa olsun, vitrini iyi olmayan bir ürünün satışı tesadüflere bağlıdır”. Budur bu yazının özeti.

Bazıları ise mevcut kurumsal kimlikleri, logoları, simgeleri itibarıyla doğuştan şanslı olabiliyor. Bu şansı kimi iyi kullanıyor, kiminin ise iyi kullandığını söylemek mümkün olmasa da bilinen bir markayı temsil ediyorsa eğer, isminden dolayı geçiyor sınavı; kanaat notuyla. Böylelerinin de bilmeleri gereken husus, böyle incelikleri farkında olarak veya olmayarak göz ardı ettikleri taktirde cepten yemeye başlamış olduklarıdır. Toplam kaliteyi, toplam algıyı zedeleyen her husus, sunulan ürün veya hizmet ne denli değerli olursa olsun, kendi değerini aşındırır.

Bir şeyin “güzel” olması göreceli ve özneldir denilebilir. Böylesi konularda güzellikten önce “doğru” olup olmadığına bakılır. Doğru olabilmesi için bazı kurallara uyulması beklenir öncelikle. Bu kuralları bu yazıya dizip bitirmemiz mümkün değil, üniversitelerde dört yıl harcanıyor teorisini almak için. Grafik Tasarım disiplinine başvurulur ve bu disiplinin uzmanlarıdır doğrusunu bilebilecekler. Onlardan yardım alınmalı ya da danışılmalıdır, doğru formüle ulaşmak için; eğer yaptığınız işi önemsiyorsanız, tamamlamak istiyorsanız ve hakkının başkalarınca da teslim edilmesini istiyorsanız.

Yanında iyi gider

Yorum yazın